25 Ağustos 2016 Perşembe

Kalan tek çözüm maliye politikaları mı?

TUĞRUL BELLİ - 25.08.2016

2008 küresel krizinden beri öncelikle gelişmiş ekonomiler, ancak onlara bağlı olarak gelişmekte olan ekonomiler de, önceki dönemlerde yakaladıkları büyüme hızlarına bir türlü ulaşamıyorlar. Neredeyse her dönem küresel büyüme hızları tahminleri aşağı doğru revize edilmek durumunda kalıyor. Nitekim Dünya Bankası da haziran ayında 2016 dünya büyüme tahminini yüzde 2.4’e düşürmüştü. (Son 4 yılda dünya büyüme ortalaması yüzde 2.5, gelişmiş ülkeler büyüme ortalaması ise yüzde 1.5 oldu. Halbuki küresel kriz öncesindeki 4 yılda(2004-2007) büyüme hızları sırasıyla yüzde 4.2 ve yüzde 2.9 olmuştu.)...

18 Ağustos 2016 Perşembe

Büyümede belirgin bir ivme kaybı var

TUĞRUL BELLİ - 18.08.2016

Yüzde 4.8 gelen 1. çeyrek büyümesi sonrasında nisan ayından itibaren gelen tüm veriler ay be ay hızlanan bir yavaşlamaya işaret etmekteydi. Nitekim, pazartesi günü yayınlanan haziran ayına ilişkin sanayi üretimi verisi 2. çeyrekte büyüme hızının ciddi oranda ivme kaybettiğinin tescili oldu. Haziranda sanayi üretimi gerek ham verilerle, gerekse de takvim etkisinden arındırılmış şekilde sadece yüzde 1.1 arttı. Bir önceki aya göre üretimdeki artış veya azalışı gösteren “mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış” endeks değeri ise yüzde 1.4 azalış gösterdi. Çeyrek itibarıyle bakıldığında ise bu endeksteki değer kaybı yüzde 0.6 oldu...

28 Temmuz 2016 Perşembe

Böylece en dibi de görmüş olduk!

TUĞRUL BELLİ - 21.07.2016

annedersem Türkiye vatandaşlarının büyük bir çoğunluğu yaşanan bu melun darbe girişimi sonrasında Türkiye’de demokratik bilincin ve toplumsal birlikteliğin artmış olduğu konusunda hem fikirdirler. Son bir haftada Cumhurbaşkanı, siyasi partiler, STK’lar, ve medyanın gerek kullandıkları dil, gerekse de yaklaşımlarının kırıcı partizanlıktan uzaklaşarak, daha yapıcı ve birleştirici bir noktaya gelmiş olduğu söylenebilir.

Buna karşılık, yabancı medyanın, özellikle Batı medyasının olaya yaklaşımı neredeyse taban tabana zıt. Sanki ortalıkta FETÖ isminde bir terör örgütü yokmuş ve bunlar kanlı bir darbe teşebbüsünde bulunmamışlar gibi, göz altına alınanların, kapatılan eğitim kurumlarının, ve işten çıkarılan kamu personelinin sayısının fazlalığından, ve genel olarak anti-demokratik uygulamaların artma ihtimalinden dem vuruyorlar. (Nitekim, S&P derecelendirme kuruluşunun Türkiye’nin notunu bir kademe daha düşürdüğü kararının da, bu söylemlerin etkisi altında kaldığı açık. S&P başarısız darbe girişiminin siyaset alanını daha da parçalı hale getireceği, işten çıkarmaların kamuda idari zaafiyet yaratacağı ve bu durumun yatırım, büyüme ve sermaye akımlarını negatif yönde etkileyeceği gibi tamamen yanlış bir iddia ve okumayla hareket ediyor.)...

21 Temmuz 2016 Perşembe

Darbe girişimi sonrası Türkiye ekonomisi

TUĞRUL BELLİ - 21.07.2016

Maalesef geçen hafta Türkiye elim ve kanlı bir darbe teşebbüsü ile karşı karşıya kaldı. (Teşebbüste bulunanlar için “gözü dönmüş caniler”- den başka bir sıfat aklıma gelmiyor doğrusu.) Olayın ekonomiye etkilerini kısa ve orta-uzun vade olarak 2 grupta ele almakta fayda var. 
Kısa vadede olağan piyasa tepkilerini (borsanın gerilemesi, tahvil faizlerinin artması ve TL’nin değer kaybı gibi) yaşadık ve bir süre daha yaşayacağız. Konjonktür olarak da bu girişimin zamanlamasının çok iyi olduğu söylenemez. ABD verilerinin iyi gelmesi ve küresel finans piyasalarının Brexit şokunu üstünden atmış görünmesiyle birlikte, Fed’in faiz artırımlarına kaldığı yerden devam edeceği beklentisi yeniden güçlendi. Hatta, Fed’den “iyi koku alması” ile bilinen gazeteci Jon Hilsenrath’ göre artırım sene sonundan önce (Eylül ayı gibi) bile gelebilir. Bu durumun bizim gibi gelişmekte olan ülkeler para birimleri üzerindeki baskıyı artıracağı herkesin malumu. (Nitekim TL’nin son günlerdeki değer kaybının bir kısmı Fed faiz beklentisinin kısmen satın alınmasından kaynaklanıyor).

14 Temmuz 2016 Perşembe

Brexit sonrası İngiltere

TUĞRUL BELLİ - 14.07.2016

Her ne kadar referandumun AB’den çıkış kararı ile sonuçlanmasının sonrasında İngiliz toplumunun önemli bir kesiminde bir pişmanlık duygusu hakim de olsa, görünen o ki bu karar şu ya da bu şekilde uygulamaya konulacak. Zaten finansal piyasaların da tepkisi bu yönde oldu.İngiliz sterlini dolara karşı tarihinin en hızlı düşüşlerinden birini yaşayarak 1.48 seviyesinden 1.3’e düştü. (Son 1-2 gündür ise 1.32’lere çıkan sterlin bir parça toparlamış gözüküyor.) Aynı dönemde 10 yıllık İngiliz tahvillerinin faizi ise yüzde 1.3’lerden yüzde 0.8’e kadar geriledi. (Mamafih, diğer gelişmiş ülkelerin tahvil getirilerindeki düşüş de hız kaybetmeden devam ediyor. Dün ilk defa 10 yıllık Alman tahvillerinin ihalesi de negatif faiz ile sonuçlandı. Diğer bir ifadeyle, bu tahvilleri satın alanlar 10 yıl sonra koydukları ana paradan daha azını almaya razı!)

30 Haziran 2016 Perşembe

Brexit’e ne sebep oldu?

TUĞRUL BELLİ - 30.06.2016

Referandumlar ilk bakışta son derece demokratik bir uygulama gibi gözükse de, aslında hiç de öyle değildirler. Öncelikle ele aldıkları meseleyi ‘evet-hayır’ gibi son derece kısıtlayıcı bir boyuta indirgemeleri, ve hiçbir orta yola müsade etmemeleri başlı başına bir sorun. Ayrıca, Büyük Britanya’daki son oylamada görüldüğü gibi, halkın neredeyse yarısının istemediği bir sonucun ortaya çıkmasına sebep olması da referandumların çoğunlukçu, dolayısıyla da anti-demokratik yapısının bir başka tezahürü. Tabi, Cameron gibi devlet adamlığının gerektirdiği birikimden uzak toy bir siyasetçinin eninde sonunda böyle bir hata yapması da kaçınılmazdı. Böyle bir siyasetçiyi iş başına getirmek de İngiliz demokrasisinin sorunu olmalı! Şimdi İngilizler ortaya çıkan bu saçma durumdan nasıl kurtulacaklarını kara kara düşünüyorlar.

8 Nisan 2016 Cuma

PROBLEM TASARRUFLARIN DÜŞÜKLÜĞÜ MÜ, YATIRIMLARIN YETERSİZLİĞİ Mİ?

TUĞRUL BELLİ - NİSAN 2016

Son günlerde gene “Türkiye’de tasarruflar düşük, bu yüzden faizler yüksek” şeklinde bir söylem telaffuz edilmeye başlandı. Hatta bizzat Sn. Şimşek “Türkiye'nin en temel sorunu tasarrufların düşük olmasıdır. Tasarruflar bu kadar düşük olmasaydı faizler daha kolay düşerdi.” şeklinde bir beyanatta bulundu. Evet, Türkiye’de tasarruflar düşük. Bu bir gerçek. Bunun en net göstergesi de ülkenin toplam tasarruf açığının bir göstergesi olan cari açık oranı. Her ne kadar 2011 senesinde %10’lar mertebesine yaklaşarak neredeyse bir dünya rekoru kıran cari açığımız bugünlerde %4’lere gerilemiş olsa da, gene de oldukça yüksek bir açık oranına sahibiz...